Seo Danışmanlığı, seo danışmanı, google danışmanlığı, seo

06 Kasım 2008

Yazı / Kod orantısı ve Google Güvenilirliğini Arttırıcı Etmen

Kategori: google danışmanlığı — admin @ 21:18

Bu yazımda Google’ın önem verdiği ve vermediği bazı kodlamalardan bahsedeceğim.
Bilindiği üzere google bot sitemize geldiğinde, sitemizi bizim gördüğümüz gibi görmez. Böyle bir düşünceye kapılmışsanız eğer (: şu anda kafanızdan atmanızı öneririm. Peki ya;
Google sitemizi nasıl görür?

Nereyi okur nereyi okumaz.

Ona nasıl yardım ve yataklık ederiz?

Sayfamızdaki html, JavaScript, php ve asp kodları Google Bot davranışlarını nasıl etkiler.

W3C Standartı niçin var?


Bu sorulara cevap verelim.

Öncelikle bahsetmek istediğim Sitemizin google botta nasıl bir imajı olduğu, Google bot kadın olsa kaslı bir siteden, erkek olsa bikinili bir siteden hoşlanır gibi saçma sapık şeyler söylemyeceğim (: Ama aslında gerçekte, Hem kaslı hem bikinili olması gerekir. Kas? Sıkı yazılmış, W3C standartları ile kodlanmış bir script yapısı, bikini ise sadelik ve açıklık olarak algılanmalıdır. Arada modaya uyup 2-3 tane de alt=”” tagı kullanarak resimlerle süsledik mi, Sadece Google Bot’u değil, Google İmage Bot’unda gözüne girmiş oluruz. Ayrıca adtech ile reklam 2.0 dönemi başlıyor ve Trkycmhrytllbtpydrklcktr r10.net seo yarışması sitemin google bot’a nasıl göründüğünü merak ediyorsanız tıklayın.
Yazı ve Kod orantısı nasıl olmalıdır.

Bu konu kendimce ortaya koyduğum ve test ettiğim bir optimizasyon ipucudur. Google’ın dikkat ettiği bir husus olarak görmekteyim. Fakat aklınıza hemen gelicektir ki;

“- Çok büyük siteler var, hem başarılı hemde bu dediklerine hiç uymuyorlar? Bunu nasıl açıklayacaksın?”

Bu durum elbetteki kaideyi bozmaz. Çünkü google için en büyük etken popülerlik ve organik hit sahibi olmaktır. Düşünsenize, Alexa.com sitesi dünya üzerinde bir sıralama algoritması geliştirmiş. Bence Google’da bunun 10 katı daha sıkı bir algoritma mevcut. Hangi site neye göre hangi kelimeye göre popüler bunu bir çok kriter sayesinde irdeliyor ve sıralama veriyor. Yani popüler olduktan sonra, istersen siteni Google’a kapat. Genede yüksek pagerank alıcaksın. Çünkü Google çok cömert ve saygılıdır. Sen benim erişimimi engelliyorsun diye sana pagerank yok demez asla.Sıralamalarda görünmessin, bu da zaten senin isteğin üzerine gerçekleşen birşey.

Kafanızda oluşacak soruları tahmin edip cevaplarını yazmaya devam edicem.
Gelelim yazı ve kod orantısı bağıntısına. Google Web Yöneticisi Yönergelerinde açık açık bahsediyor, “- Kullanıcı dostu sayfalar oluşturun” diye. Bu elbette sağdan soldan zıplan, yanan dönen gif’lerden bahsetmiyor (: sitenize gelen kişiye yalın ve kurallı bir dil ile ona hizmet edin diyor. Peki bu sizce en yalın nasıl olur ? Parkinson Hastalığığını merak eden birisi sitenin sağında solunda bir sürü reklam kutusuyla karşılaşınca ne kadar mutlu olur? Sitenizde ne kadar kalmak ister. O yazı ona nasıl Çekici gelir ? Bir web sayfası oluştururken İşte bunları hep analiz etmelisiniz, bir orantı kurulacak olursa. Her 1 paragrafta 1 adet kalın başlık. 3-4 adet vurgu kelimesi (kalın, eğik, altı çizili) en az 1 adet link, en az 1 adet resim. Bakın bir web sayfası yaptık ve gelen ziyaretçiye aradığı şeyi vereceğimize dair inandırdık. Kalın başlığı direk farketti ve “- hah. tam aradığım şey” deyip göz atmaya başladı (daha okumadı), kalın ve altı çizili kelimeler hemen ilgisini çekti ve konunun geneli hakkında kısaca bir bilgi edindikten sonra, 1 adet resim sayesinde kafasında bu bilgiler bir yere sahip oldu (Bilgisayarlar ile insan beyinleri ters mantıklıdır. Bilgisayarlar için yazılar çok basit saklanan bir olgu iken, insanlar için fotoğraflar çok basit olarak saklanır. Yazı Hafızası, Resim Hafızası diye kısaltılabilir.) ve son olarak bir adet link ile, “buradan daha fazla bilgi alabilirsiniz.” “Kaynak” gibi terimler kullanımı kullanıcıya sitenizi takdir etme isteği verirsiniz. Öncelikle kaliteli olmalısınız. Kalite konusunda çok çok konuşabilirim ama bunu zaten Cenk arkadaşımız r10.net te yazmış. Okumanızı tavsiye ederim.

Kalite nedir?
Her sektörde bazı firmaların, kurumların, bireylerin yaptıkları işte kalite farkı vardır. Kimi hızlı bitsin ister kimi yavaş olsun tam olsun ister.
Kalite, üzerinde emek harcanılarak yapılan iştir. Başkalarından, etraftan toplayarak değil kendi birikimlerinizle yapılan iştir. Kaliteli iş yapmak kısa vadeli değil fakat uzun vadede avantajdır.
Düzen nedir? Nasıl bir düzenden bahsediliyor?
Düzen bir işte gidilen sabit yoldur. Ne sağa ne sola dönülür. Dümdüz ileri gidilmesidir. Sitemizi kurduktan sonra kaliteli bir düzen sağlanırsa, zamanla farkedilirsiniz. Markalaşırsınız… Bu düzeni korumak daha önemlidir. Siz kaliteli bir düzen kurar ve bu düzenle yolunuza ilerlersiniz. Gün gelir kolay yola sapmaya çalışırsınız. Tüm emekleriniz bir anlık heves ve hırs yüzünden gidebilir. Markalaşmak sabit bir yol izlemek ve içeriği ziyaretçi için, ziyaretçiye kaliteli bir site sunmak için harcanan emektir.
SEO‘ya etkisi nedir?
Etrafta birçok site görüyoruz. Markalaşmışlar artık (maçkolik, haberturk, izlesene…). Bunlar ilk başlarda özgün projelerdi. Etraftan çalınarak değil birikimlerin üstüne birşeyler eklenerek yapıldılar. Ne bütün gün link kastılar, ne de aceleci davrandılar. İşlerini kaliteli yaptılar ve zamana bıraktılar. Kısa vadede hızlı başarı sağlanmadı fakat kaliteli düzeni sürdürdükçe başarıları arttı. Google herkesin bildiği gibi kaliteli siteleri sever. Kaliteye, emeğe önem verir. Özgün, temiz, geniş içeriğe sahip çıkar. Siz içeriğinizi temiz, özgün, kaliteli tutarsanız elbet uzun vadede seo‘da güzel bir başarı elde edebilirsiniz. Örnek verdiğim markalaşmış siteler link kasmadıkları halde, çoğu zor kelimede ilk sayfadalar. Bu da markalaşmak ve kalitenin etkisi. Markalaşmak için de kaliteli olmak zorundayız…
Etraf çöp site dolu ve üst sıradalar! Neden?
Link kasılarak üst sıralara çıkıldığında berbat bir içeriğe sahip olsanız bile biraz hit potansiyeliniz oluyor. Bu hit size saygı yada markalaşma getirmez. Boş ziyaretçiden öteye de gitmez. Kısa yoldan başarılı olmak kolaydır fakat uzun vadeli düşünmek daha yararlıdır. Siz belli bir düzen kurup, o düzende devam ederseniz emin olun kazanan siz olacaksınız.
* Makale bana aittir. Kaynak gösterildiğinde kullanılabilir.
Cenk / Kalite üstüne kurulu düzenin SEO’ daki önemi - r10.net

Kaliteli bir tasarım ve içerikten sonra geldik en can alıcı noktaya. Yazı ve Kod orantısı bize ne kazandırır? (: az önce yaptıklarımız bize daimi ziyaretçi kazandırdı. Bu orantı sayesinde de daimi google bot ziyareti ve hızlı indexlenme sağlayacak. Bir web sayfasında bize yararı dokunacak bir çok kod kullanabiliriz. Kayan yazı olabilir, rengi sürekli değişen yazılar olabilir, yanıp sönen ve aynı zamanda rengi değişen sağa sola zıplayan yazılar olabilir. Her şekilde yazı olarak kullanılması 1 + demektir. Fakat, düz mantıkla düşünmek gerekirse bunlar sadece ziyaretçiyi etkileyecektir. Google bot için, kalınlık, altı çizik, italik, sıralı maddelenmiş, sırasız maddelenmiş, h1 h2 h3 gibi genel olarak standartlaşmış.. Kısacası text i fazla koda boğmadan ilgi çeken kodlamalar google bot tarafından iyi karşılanır. Bir diğer öngörü ise, Google bot sitemizin sadece kaynak kodlarını görüyor olmasıdır. (: hiç kaynak kodlarınıza bakdınız mı ? o kadar karmaşıktır ki bir bakışta neyin ne olduğunu anlaması zor olabilir fakat bu google için çocuk oyuncağıdır. Google kullanıcı dostu bir arama motoru olduğuna göre, ona yukarıda belirttiğim kullanıcı dostu ilkelerine uyan yazılar okutmamız gerekir. Sağa sola zıplayan rengi değişen yazılar yerine, yani fazla kod kalabalığı yapmak “kelime odaklı” seo ya aykırı bir davranıştır. Az kod çok text mantığı her zaman 1 adım öndelik getirir.

“- Umut çok abartıyorsun ne olacak canım ha 5 satır ha 50 satır.. ”
Biraz derin düşünelim. Eğer her bir yazı için 2 satır kod kullanıcak olursak. 5 satırlık bir text yazı bize 5/2 oranında bir orantı vericektir. Sonuç 2.5 eder. Fakat 50 satır yazıda 2 satır kod kullanıcak olursak, 50/2=25 sonucunu verir. Sizce hangisi daha kullanıcı dostu olur ? 5 satırda ancak birşeyi özet geçersiniz. Ve özetler pek de yararlı olduğu söylenemez. Sizin sitenizden bir özet sayesinde çok şey öğrenemez ziyaretçi, fakat ancak fikir edinir. Sonra o fikir neticesinde aramasını derinleştirir.. Kanser Nedir? başlığınızda. Kanser kemoterapi sayesinde bir çözüme ulaşabilir dediğinizde, kullanıcıya birde kemoterapiden bahsetmezseniz gidip başka sitede arayacaktır Bu da yazı içinde “- Bkz: Kemoterapi nedir?” gibi bir link (yukarıda bahsettiğim her yazıda 1 adet link meselesi buradan doğmakta) koyarsanız kullanıcının sitenizde geçirdiği her saniye size bir zafer getirecektir.

“- Peki Google 5 satırlık dediğin sayfalardan haberdar mı ? onları nasıl değerlendiriyor?”

Evet elbette haberdar, ve bunu Supplemental Nedir? Ne değildir? Nasıl önlem alınır? adlı makalemde uzun uzun anlattım. Okumanızı şiddetle tavsiye ederim. Şurada Supplemental hakkında resmi bir Google duyurusu var.

“- Umut, yarışma sitenin Kod ve Yazı oranlarını biliyor musun? Bunu nasıl öğrene biliriz? Ben seninkini çok merak ettim doğrusu.”

Elbette kendi sitemin kod ve yazı oranlarını, hem yüzdelik olarak hemde işgal ettiği byte/kb cinsinden hep takip ederim. İşte adtech ile reklam 2.0 dönemi başlıyor ve Trkycmhrytllbtpydrklcktr r10.net seo yarışması sitemin oranları;

Sayfa Boyutum: 72187 Byte yani 70 KB
Sayfadaki kodların boyutu: 15605 Byte yani 15 KB
Sayfadaki yazıların boyutu: 56582 Byte yani 55 KB
ve son olarak, kod - yazı orantısı: % 78.38
http://adtechr10netseoyarismasi.net
Sonuçlar böyle, Kod yazı orantısına gösterdiğim önem % 75 lik bir orantıda tutmamdan görülmekte.
Peki, yarışmada ilk 3 sitenin de analizlerini yapayım.
——————————————-
Sayfa Boyutu: 75 KB
Sayfadaki kodların boyutu: 49 KB
Sayfadaki yazıların boyutu: 26 KB
kod - yazı orantısı: % 34.48
r10-seo-yarismasi.com
——————————————-
Sayfa Boyutu: 53 KB
Sayfadaki kodların boyutu: 23 KB
Sayfadaki yazıların boyutu: 30 KB
kod - yazı orantısı: % 56.19
adtechseoyarismasi.com
——————————————-
Durumlar böyle, İsterseniz sizinde sitenizin analizini yapabilirim. Bunun için bu konuya yorum olarak sitenizin adresini yazmanız yeterli olucaktır. Gene yorum olarak bu konuya ekleyeceğim.
——————————————-
Google nereyi okur nereyi okumaz.

Google bot artık eskisinden çok daha performanslı ve okuma arzusu 100 kat artmış bir biçimde, Flash dosyalar içerisindeki, smart object’e çevrilmemiş (resme çevrilmiş veya harf harf resme çevrilmiş yazı stilleri. Bunu font uyumsuzluğu yaşanmaması için profesyonel flash uzmanları yapmakta.) ise google tarafından indexlenebilir. Fakat aynı zamanda google’a zorluk çıkaran bazı kodlama hatalarıda mevcut. Açılan bir html tag’ın kapatılmaması, Css inizde bulunmayan bir stil ismi ile biçimlendirilmiş bir metin.. Bu gibi hatalar google bot’a zorluk çıkarıcaktır ve sayfanızın “Güvenilirliğini” (trust rank)
Ona nasıl yardım ve yataklık ederiz?

Sadece kodlamalarınızda sadelik ve hatasızlık ile google’a muhteşem bir sayfa sunabiliriz. Aynı zamanda sitemizde rahatça gezinebilmesi için konular içinde linkler vererek sayfadan sayfaya geçmesine olanak sağlarız. Yataklık kısmı mecazen orada (:
Sayfamızdaki html, JavaScript, php ve asp kodları Google Bot davranışlarını nasıl etkiler.

Google tüm web kodlama dillerinde hizmet vermekte, temel olarak HTML baz alınıyor zaten, siz her ne kadar php veya asp yazsanızda, bu browserlara html olarak yansımakta, ve google ancak bu html kısımlara dikkat çekmektedir.

“- Nası yani?”

Mesela; bir iş başvurusu formunda,
Adınız [..........] (burası yazı yazma kutusu)
Soyadınız [..............]
Hamile misiniz [.................]
şeklinde yazılırsa, soru kısımları ancak google tarafından dikkate alınır. Fakat artislik yapıp kodlama becerinizi sergilemek istediyseniz, ve Her soruyu ilgili cevap kutucuğunun içinde Caption olarak gösterdiyseniz, ziyaretci ilgili kutuya tıklayınca o acıklama yerini boş kutucuğa bırakıyorsa. Buradaki input kutusu içerisinde yazdığınız açıklama google tarafından dikkate alınmayacaktır.

JavaScript, Web 2.0 teknolojisinin yapı taşları olan javascriptler, her kullanıcıya farklı web sayfası sunmak gibi harika bir lüksü de yanında getirdi. Elbette ki google buna karşı hazırlıklıydı. Çünkü google aynı zamanda google üzerinden yapılan aramalar sonucunda cıkan sonuçlar içerisinden bilgisayarınıza zarar vericek siteleri elemek zorundadır. Bunu da yapıyor zaten.. “- Bu site bilgisayarınıza zarar verebilir” uyarısı gelir bazen sonuçlarda. Çünkü google bot da bir ziyaretçidir ve o siteler aynı zamanda google’ın bilgisayarlarına da virüs sokmaya çalışırlar, Google’da bunu yakalar (: . Bu tür siteler genellikle JavaScriptler içerisinde çalışan bazı kötü amaçlı yazılımlar (exploit, worm, dark cookie, virüs, truva atları) size sormaksızın yükleyebilmekteler. Bu da neden yeni bir bilgisayara hemen popuplar açan, anasayfanızı kilitleyen ve saçma sapan bir sayfaya yönlendiren, sizden habersiz belgelerinizi kendi serverlarınam gönderen virüscüklerin bulaştığının yanıtıdır.

JavaScript kullanıyorsanız bu tür yanlış anlaşılmalara mahal vermemelisiniz. Kodlanmış dahi olsa google bu kodları da decode etmekte uzmandır. (tecrübe..)
W3C Standartı niçin var?

Yukarıda bahsettiğim tüm etkenlerde doğru kodlamadan ve bir standartlaşmadan bahsettim.
Google bot sitemizi taramaya şu şekilde başlar;
sayfanızın en solüst kısmına bakın.. oradan itibaren en sağalta kadar okur. Her bir satırı okurken, açılan html tagların nerede kapandığına, verilen linklerin ne şekilde neyi anlattığına (title=”” alt=””) hep dikkat eder. En ufak bir hata bile, aslında çok rekabetli bir ortamda size sıralama kaybettirebilir. Bu hataları kullanıcılar farketmeyebilir. Çünkü browserlarımız kullanıcı dostu olarak geliştirilmektedir. Bir sıkıntı durumunda bunu bir şekilde düzelterek bize yansıtırlar. Bu webmaster için biraz kötü, ziyaretçiler için iyi bir özelliktir.

Bir gece makalemin daha sonuna geldik.
Yukarıda dediğim gibi;

İsterseniz sizinde sitenizin analizini yapabilirim. Bunun için bu konuya yorum olarak sitenizin adresini yazmanız yeterli olucaktır. Gene yorum olarak bu konuya ekleyeceğim.

Bu Yazı adtech ile reklam 2.0 dönemi başlıyor ve Trkycmhrytllbtpydrklcktr r10.net seo yarışması seoxy.net’ te ”Yazı / Kod orantısı ve Google Güvenilirliğini Arttırıcı Etmen” adı altında yayınlanmaktadır.

Arama Motoru Optimizasyonu (SEO)

Kategori: Seo — admin @ 21:18

google de web site sahipleri başlığı altında gezinirken buldum
forumda arattım ama bulamadım
bunuda ben paylaşayım dedim

Arama Motoru Optimizasyonu (SEO)

SEO, “arama motoru optimizasyonu” veya “arama motoru optimize edici” için kullanılan bir kısaltmadır. Bir SEO ile çalışmaya başlamak önemli bir karardır. Bir SEO, sitenizi iyileştirip size zaman kazandırabileceği gibi sitenize ve itibarınıza zarar da verebilir. Elde edebileceğiniz avantajların yanı sıra sorumsuz bir SEO’nun sitenize verebileceği zararı da araştırmayı unutmayın. Pek çok SEO ve diğer acente ve danışmanlar, web sitesi sahiplerine faydalı hizmetler sunar. İşte bu hizmetlerden bazıları:

* Site içeriğinizin veya yapınızın incelenmesi
* Web sitesi geliştirme konusunda teknik öneriler: örneğin, barındırma, yeniden yönlendirmeler, hata sayfaları, JavaScript kullanımı
* İçerik geliştirme
* Çevrimiçi işletme geliştirme kampanyalarının yönetimi
* Anahtar kelime araştırma
* SEO eğitimi
* Belirli pazarlarda ve coğrafyalarda uzmanlık.

Google arama sonuçları sayfasının genellikle ödemeli reklamlar ve ücretsiz, organik arama sonuçları içerdiğini unutmayın. Google arama sonuçları sayfasının organik arama sonuçları ve genellikle ödemeli reklamlar (”Sponsorlu Bağlantılar” başlığı altında gösterilir) içerdiğini unutmayın. Google ile reklam vermenizin, sitenizin arama sonuçlarımızdaki durumu üzerinde hiçbir etkisi olmaz. Google, ücret karşılığı siteleri arama sonuçlarımıza eklemez veya sitelerin sıralamasını değiştirmez. Organik arama sonuçlarımızda gösterilmenin maliyeti sıfırdır. Web Yöneticisi Araçları, resmi Web Yöneticisi Merkezi blogu ve tartışma grubumuz gibi ücretsiz kaynaklarda, sitenizi organik arama için nasıl optimize edebileceğiniz konusunda bol miktarda bilgi bulabilirsiniz. Bu ücretsiz kaynakların çoğuna ve ödemeli aramaya ilişkin bilgilere Google Web Yöneticisi Merkezi’nden erişebilirsiniz.

SEO araştırmanıza başlamadan önce tüketici olarak bilgi sahibi olmanız ve arama motorlarının nasıl çalıştığını anlamanız çok faydalı olur. Şuradan başlayabilirsiniz:

* Google Web Yöneticisi Kuralları
* Google 101: Google web’i nasıl tarar, dizine ekler ve sunar.

Bir SEO ile çalışmayı düşünüyorsanız ne kadar çabuk harekete geçerseniz o kadar iyi olur. Bir siteyi yeniden tasarlamayı veya yeni bir site başlatmayı düşündüğünüz zaman, SEO ile çalışmaya başlamak için çok uygundur. Bu şekilde SEO ve siz, daha en başından sitenizin arama motorlarına uygun bir şekilde tasarlanmasını sağlayabilirsiniz. Ancak, iyi bir SEO, mevcut bir siteyi de iyileştirmeye yardımcı olabilir.

SEO’ya yöneltebileceğiniz yararlı sorulardan bazılarını aşağıda görebilirsiniz:

* Geçmiş çalışmalarınızdan örnekler göstermeniz ve başarı öykülerini bizimle paylaşmanız mümkün mü?
* Google Web Yöneticisi Kurallarına uyuyor musunuz?
* Organik aramaya ek olarak çevrimiçi pazarlama hizmetleri veya önerisi sunuyor musunuz?
* Ne kadar zamanda, nasıl sonuçlar bekliyorsunuz? Başarınızı nasıl ölçüyorsunuz?
* Sektörümdeki deneyiminiz nedir?
* Ülkemdeki/şehrimdeki deneyiminiz nedir?
* Uluslararası siteler hazırlama konusunda deneyiminiz nedir?
* En önemli SEO teknikleriniz nelerdir?
* Ne kadar zamandır bu işle ilgileniyorsunuz?
* Sizinle nasıl iletişim kurabilirim? Sitemde yaptığınız değişikliklerin tümünü benimle paylaşıp nedenleriyle birlikte önerileriniz hakkında bana ayrıntılı bilgi verecek misiniz?

SEO’lar, müşterine değerli hizmetler verebilir; ancak etik kuralları gözetmeyen bazı SEO’lar, saldırgan pazarlamacılık anlayışları ve arama sonuçlarını haksız biçimlerde kullanma girişimleri yüzünden tüm sektörü şüpheli duruma düşürmüştür. Kurallarımıza aykırı uygulamalar, sitenizin Google’daki durumu üzerinde olumsuz etki edebilir ve hatta sitenizin dizinimizden kaldırılmasıyla sonuçlanabilir. Aşağıda dikkat etmeniz gereken bazı konular sıralanmıştır:

* Size durup dururken e-posta gönderen SEO firmalarına ve web danışmanlıklarına veya acentelerine karşı tetikte olun.

Şaşırtıcı ama bizler de bu spam e-postalardan alıyoruz:

“Sevgili google.com,
Web sitenizi ziyaret ettim ve başlıca arama motorları ile dizinlerin çoğunda bulunmadığınızı fark ettim…”

“Gece yağ yakmaya” yönelik rejim hapları veya görevinden alınmış kişilerden fon aktarımına yardımcı olma talebinde bulunma konusunda gösterdiğiniz şüpheciliğin aynısını arama motorlarına ilişkin istenmeyen e-postalar için de gösterebilirsiniz.
* Kimse Google’da birinci sıra garantisi veremez.

Sıralama garantisi veren, Google ile “özel ilişkisi” olduğunu ileri süren veya Google’a “öncelikli gönder” hizmetinin tanıtımını yapan SEO’lara karşı dikkatli olun. Google için öncelikli gönderme yoktur. Aslında, bir siteyi doğrudan Google’a göndermenin tek yoluURL Ekle sayfamızı kullanmak veya bir Site Haritası kullanmaktır. Üstelik bunun için hiçbir ücret ödemeniz gerekmez.
* Gizemli ve amaçlarını açıkça ifade etmeyen şirketlere karşı dikkatli olun.

Belirsiz konularda açıklama yapmalarını isteyin. SEO sizin adınıza giriş sayfaları veya “ıskarta” etki alanları gibi aldatıcı veya yanıltıcı içerik oluşturursa, siteniz Google dizininden tamamen kaldırılır. Son olarak, birlikte çalıştığınız şirketlerin faaliyetlerinden sorumlusunuzdur, bu nedenle söz konusu şirketlerin size hangi amaçla “yardımcı olduklarını” tam olarak bilmeniz gerekir.
* Asla bir SEO bağlantınız olmamalı.

“Hepsi ücretsiz” bağlantılarının, bağlantı popülerlik planlarının etkisi veya sitenizin binlerce arama motoruna gönderme hakkında konuşan SEO’lardan uzak durun. Bunlar, başlıca arama motorlarının sonuçlarında sıralamanızı, en azından sizin pozitif olarak düşündüğünüz şekilde etkilemeyen yararsız denemelerdir.
* Makul bir biçimde seçim yapın.

Bir SEO ile çalışıp çalışmayacağınızı düşünürken, sektör ile ilgili birkaç araştırma yapmak isteyebilirsiniz. Bunu yapabilmenin bir yolu elbette Google’dır. Basında yer alan ders verici hikayeleri de inceleyebilirsiniz. Örneğin saldırgan bir SEO hakkında çıkan şu makaleyi (İngilizce) okuyabilirsiniz: The Seattle Times: Business & Technology: Internet Advancement told to refund clients. Google, özel şirketlerle ilgili yorumda bulunmamakla birlikte kabul edilmiş iş davranışının açık bir şekilde kapsamı dışında kalan uygulamaları takip eden ve kendilerini SEO olarak adlandıran firmalarla karşılaşmıştır. Dikkatli olun.
* Paranın nereye gittiğini anlamaya çalışın.

Google, bize asla arama sonuçlarımızda daha iyi bir sıralama sözü vermez; ancak diğer pek çok arama motoru tıklama başı ödeme veya ekleme başı ödeme sonuçlarını normal web arama sonuçlarıyla birleştirir. Bazı SEO’lar size, arama motorlarında üst sıralara yerleştirme sözü verecek ancak sizi arama sonuçları yerine reklam bölümüne yerleştirecektir. Birkaç SEO diğer arama motorlarını “kontrol” ettikleri görünümü yaratmak ve kendilerini tercih edilen konumunda göstermek için teklif fiyatlarını gerçek zamanlı olarak değiştirecektir. Reklamlarımız açık bir şekilde etiketlendiği ve arama sonuçlarımızdan ayrı tutulduğu için bu oyun Google’da işe yaramaz. ancak birlikte çalışmayı düşündüğünüz SEO’lara hangi ödemelerin kalıcı eklemeye, hangilerinin geçici reklama gittiğini sorun.
* Bir web sitesi sahibinin karşılaşabileceği en yaygın suiistimaller nelerdir?

En yaygın hile, aldatıcı yönlendirmeler vasıtasıyla kullanıcıları siteye yönlendiren “gölge” etki alanlarının yaratılmasıdır. Söz konusu gölge etki alanlarının sahibi genellikle, müşterinin adına çalıştığını iddia eden SEO’lardır. Bununla birlikte ilişkiler bozulduğunda SEO etki alanını farklı bir siteye hatta bir rakibin etki alanına yönlendirebilmektedir. Böyle bir şey olduğunda, müşteri SEO’nun tümüyle sahip olduğu rakip siteyi geliştirmek için ödemede bulunur.

Diğer bir hatalı uygulama ise, anahtar kelimelerle yüklü “giriş” sayfalarını müşterinin sitesinde herhangi bir yere yerleştirmektir. SEO bu uygulamanın daha fazla sorgu yapılabilmesi için sayfayı daha uygun hale getireceği sözünü verir. Bu doğası gereği yanlıştır, çünkü tek tek sayfalar çok çeşitli anahtar kelimeler ile nadiren alakalıdır. Bununla birlikte söz konusu hilelerin daha sinsisi, bu giriş sayfalarının, genellikle SEO’nun diğer müşterilerine ait gizli bağlantıları içermesidir. Bu tür giriş sayfaları sitenin bağlantı popülerliğini yavaş yavaş azaltmakta ve siteyi çirkin ve yasadışı içeriğe sahip sitelere SEO ve SEO’nun diğer müşterilerine yönlendirmektedir.
* Dikkatli olunması gereken diğer noktalar nelerdir?

Kötü niyetli bir SEO karşısında dikkat etmeniz gereken birkaç uyarı işareti vardır. Tüm işaretleri bu listede sıralamak mümkün olmadığından herhangi bir şüpheniz varsa, içgüdülerinize güvenmeniz gerekir. Lütfen, şu durumlarda SEO’yla çalışmayı bırakmaktan çekinmeyin:
o gölge etki alanlarına sahipse
o giriş sayfaları üzerine diğer müşterilerine ait bağlantıları koyuyorsa
o adres çubuğundaki anahtar kelimeleri satmayı teklif ediyorsa
o gerçek arama sonuçları ile arama sonuçları sayfalarında görünen reklamları ayırt etmiyorsa
o sıralamayı ancak herhangi bir şekilde bulabileceğiniz anlaşılması güç, uzun anahtar kelime grupları üzerinde garanti ediyorsa
o birden çok takma ad veya sahte WHOIS bilgilerini kullanıyorsa
o trafiği “sahte” arama motorlarından, casus yazılım veya kötücül yazılımlardan alıyorsa
o Google dizininden kaldırılmış veya Google’da listelenmeyen etki alanlarına sahipse ondan bir an önce uzaklaşın.
o FTP hesap bilgilerinizi veya sunucunuza kök erişimi istiyorsa

Bir SEO tarafından herhangi bir şekilde aldatıldığınızı düşünüyorsanız, bu durumu raporlayabilirsiniz.

ABD’de, Federal Ticaret Komisyonu (FTC) aldatıcı veya haksız iş uygulamaları hakkındaki şikayetleri işleme koymaktadır. Şikayette bulunmak için Federal Trade Commission - Home adresini ziyaret edin ve “Çevrimiçi Şikayet Et” seçeneğini tıklayın, 1-877-FTC-HELP numaralı telefonu arayın veya şu adrese yazın:

Federal Trade Commission
CRC-240
Washington, D.C. 20580

Şikayetiniz, ABD dışında bulunan bir şirket hakkındaysa lütfen şikayetinizi econsumer.gov - international Internet consumer fraud complaints adresine gönderin.

kaynak : google

Ne Kadar Özgünsünüz? - RSS ve Kopya Botlarının Sıralama Etkisi [Mutlaka Okunmalı]

Kategori: Seo — admin @ 21:18

Merhaba,

Yaklaşık olarak 1 haftadır takip etmekten uzak kaldığım Google webmaster grubuna bugun bir bakayım dedim. Uzun zamandır göremediğim hoş bir yazıyla da karşılaştım. Google yetkililerinden Bahar hanım, bize özgün içerik hakkında güzel bir öneri yazısı hazırlamış.

Kısaca bahar hanımın yazısından bir özet çıkarmak gerekirse;

Herkesin merak ettiği Rss botları, Wordpress kopya içerik botları ve belkide en popüleri kopyala - yapıştır içeriğin sitelerinizde hiçbir işe yaramadığını belki defalarca vurguladık. Ancak nedense her geçen gün şu spam sitelerin bir yenisi daha açılıyor. Böyle ce bir yarar elde edebilmekten çok, vakit harcıyorsunuz.

Bir de Google çalışanının ağzından bu yazıları dinlemeniz belki faydalı olacaktır.

Her zaman vurgulamak istediğim gibi. Bence, insanlığa bir yararınız olursa işte o zaman biryerlere gelirsiniz. Kişilere bireylere faydalı yerler yapın. Bilgiler paylaşın, araçlar verin. İşte o zaman ziyaretçileriniz artacaktır. Çok görüyorum. Bazı webmaster forumlarında, oyun scriptleri “100 oyun hediyeli!” gibi bir şekilde veriliyor. Peki ya düşünün. Küçük kardeşiniz oynuyacak oyun bulabilmek için internete girdiğinde aramadalarda çıkar her sitede aynı oyun olsa? Ne farkınız kalırdı ki?. Çünki herkes aramada 1. sayfada çıkmak istiyor…

Bahar hanımın yazısını aynen aktarıyorum;

Bu sıralar grupta en çok gözüme çarpan, Google’ın Türk sitelerini
nasıl dizinlediği ve arama sonuçlarındaki dalgalanmalarla ilgili
yapılan çok farklı yorumlar. Türkçe, Google’ın çok önem verdiği
dillerden biri ve özellikle son yıllarda Türk pazarını yakından takip
ettiği bir gerçek. Bu nedenle belli noktaları açığa kavuşturmak ve çok
tartışılan bazı konularda öneriler vermek istiyorum bu yazıda.
Sitenizin gücü içeriğinden gelir: Bu konuda verilebilecek en iyi
tavsiye, site ya da bloglarınızı oluşturmadan önce okuyuculara neler
sunacağınızı düşünmektir. Bu konuda başarının anahtarı özgün ve
yararlı bilgiler sunmaktır. Alıntı içerikle bir sürü sayfa oluşturmak
ya da otomatik olarak alıntı içerikli sayfalar yaratmak (en sık
gördüklerim komut dizileri ya da İngilizce adıyla script’ler ve RSS
beslemeleriyle yapılanlar) uzun vadede sitelerinize fayda sağlamaktan
uzaktır. Alıntı yaptığınız kaynaklar çok iyi bilinen ve faydalı
kaynaklar bile olsa, kendinizden bir şeyler katmadığınız sürece
(örneğin farklı bir servis ya da size özgü, alakalı içerik)
kullanıcılarınız için çok da değerli olmayabilir. Özgün ve faydalı
içerik oluşturmak için emek sarf etmeye ve zamana ihtiyaç olduğu bir
gerçek. Ancak uzun vadede çok etkili bir stratejidir.

Şöyle bir örnekle devam edelim: Eğer siteniz farklı kaynaklardan
makaleler topluyorsa ve size ait özgün makaleler ya da yorumlar
içermiyorsa, bu demek oluyor ki içeriğiniz zaten diğer sitelerde
mevcut. Bu nedenle yinelenen içerik sorunuyla karşı karşıya
kalacağınız gibi kullanıcılara özgün içerik sunmaktan da uzaklaşmış
olacaksınız. Bloglarınızda da bu konuya önem vermenizi öneriyorum.
Bloglar şüphesiz ki çok eğlenceli, kullanımı kolay ve faydalılar. Bu
nedenle de çok popülerler. Ancak orijinal içeriğiniz çok az ya da hiç
yoksa, bloğunuza fazla kullanıcı çekmeniz ya da sıralamalarda mevcut
yerinizi korumanız oldukça zor.

Adsense’i verimli kullanmak: Sitelerinizden reklamlar aracılığıyla
gelir elde etmeye başlamadan önce faydalı içeriğe sahip olduklarından
emin olun. Reklam gelirleri içeriğiniz zenginleştikçe kendiliğinden
gelecektir. Aynı şekilde özgün içerikli sitelerin Adsense gelirleri,
ziyaretçilere hiçbir fayda sağlamayan sitelere oranla çok daha yüksek
olacaktır.

Yazdığınız konuyla ilgili bilgi ve söz sahibi olmak: Eğer içeriğinizle
ilgili söz sahibi iseniz, o konuda arama yapan kullanıcıları doğal
olarak sitenize çekebilirsiniz. Kullanıcılar sitenizi faydalı ve
kaliteli bulurlarsa tekrar tekrar ziyaret eder, referans gösterir ya
da diğer kullanıcılara önerirler. Bu durum Google’ın sitenize bakışını
da etkiler. Kullanıcılar için değerli olan bir kaynak, Google için de
öyledir.

Son olarak tekrar hatırlatmakta yarar var: Eğer Google’ın sitelerinizi
yanlış değerlendirip yönergelerine uymadığına karar verdiğini
düşünüyorsanız lütfen yine de yönergelere bir kez daha göz atıp
sitelerinizi gözden geçirin. Hatta mümkünse, konuyla ilgilenebilecek
birine kontrol ettirmek de fayda sağlayabilir. Her şeyin yolunda
olunduğundan emin olduktan sonra Site Yöneticisi Araçlarından yeniden
değerlendirme isteğinde bulunabilirsiniz.
Bahar

Yazının Kaynağına ulaşabilmek için, buraya bakabilirsiniz.
Görüldüğü gibi. Olay gayet net ve açık. Bence internet dünyasının bu duruma gelmesinin çok basit bir nedeni var. Bu da kolay yoldan para kazanmak isteyenler. Çok değil 2000 yılına kadar Sayısal loto, şans topundan aradıklarını bulamayanlar, piyasadan 20 liraya bir kopya içerik sistemi botu v.s. si alıpta parayı ordan kazanmak istiyor. Ama maalesef arkadaşlar. Bir emek vermezseniz karşılığını alamıyorsunuz. İnsanlara bireylere “birilerine” faydalı olacaksınız ki, karşılığını alasınız.

Evet bu cümlelerimi bu kadar kesin kuruyorum. Çünki bende bir webhosting satıcısıyım. Bana messenger’dan yaşı 12-14 yaş arasındaki çocuklar gelipte forum kursam para kazanırmıyım? Dediklerini belki günde 5 defa yaşıyorum.

Yorumlarınızı esirgemeyin,
Başarılar.

Wordpress İpucu :)

Kategori: google danışmanlığı — admin @ 21:18

wordpress te yeni şeyler buldum sizlerle paylaşmak istedim…

şimdi gelelim konuya…

1-diyelim 1 yazı yazdınız tags ları ekledikten sonra yazının altına küçük 1 şekilde tags: yazıp oraya eklediğiniz tag ları koyun…
2-hangi yazınız çok ilgi görüyorsa o yazıyı açın kendiniz başkaları adına yorum yapın teşekkürler eyvallah vsvs…
3-yine 1 yazı yazdınız diyelim o yazının bazı ilgili kelimelerini tag olarak ekleyin ve ekledikten sonra o kelimelere tag ın linkini ekleyin

Sef (Search Engine Friendly) Nedir? / Avantajları

Kategori: Seo — admin @ 21:16

SEF (Search Engine Friendly)

Sef Nedir? (Maddeler)

- Adı üstünde olduğu gibi arama motoru dostu demektir.
- Seo nun bir parçasıdır.
- Arama motorlarında size bir avantaj sağlar.
- Script uzantılarını arama motorunun seveceği şekilde düzenlemektedir.

Sef Nedir? (Anlatım)

1) Sef seo değildir, seo nun bir parçasıdır. Çoğu kişi sef i seo olarak tanımlar fakat seo çok geniş bir kavramdır ve sadece sef ile seo olamaz. Sef htaccess ile site uzantılarıyla oynayarak (php to html gibi…) siteyi arama motorlarında avantajlı duruma getirmektir.

2) Scriptlerde alt sayfalar index.php?sayfa=06 gibi çıkmaktadır. Anlatımımı şiir sitesi örneğinde göstereceğim. Şiir sitemize bir şiir ekledik. (örneğin: Namık Kemal’in Hürriyet Kasidesi). Sitemizde bu siir.php?id=39 olarak çıktı diyelim. Google aramalarında siir.php?id=39 olarak görünecektir sayfa. Sef yapılmış olsaydı sitemizde bu site.com/namik-kemal/huriyet-kasidesi.html yada site.com/siirler/namik-kemal-hurriyet-kasidesi-03.html gibi çıkacaktır. (Bu sizin ayarlamanıza göre değişecektir, htaccess ile uzantıyı düzenleyebilirsiniz.) Sef li olanın avantajı aramalarda site linkinde o kelimenin çıkması arama motorlarında size + olarak dönecektir.

3) Sef tek başına size bir fayda sağlayamaz:
Meta taglardan tutun, sitenin güncelliği, özgünlüğü, kalitesi durumunuzu etkileyecektir. Sef yaptım sitemin seo su var diyemeyiz. Arama motoru optimizasyonunun birçok yapılması gereken düzenlemelerden sadece bir tanesidir sef.

Sormak istediğiniz veya düzeltmek istediğiniz biryer varsa belirtebilirsiniz.
Saygılarımla…

makale tamamen kendi anlatımımdır, kaynak gösterildiği takdirde kullanılabilir.

Not: Htaccess kaynakları aşağıdaki mesajlarımda verilmiştir.

Bomb’a düşmemek Filtreden Kurtulmak…

Kategori: Seo — admin @ 21:16

Merhaba Arkadaşlar Hepimiz Biliyoruzki Son Günlerde Bu Durumdan Müzdarip Olan Arkadaslar var,Neden ve nasıl kaynaklandıgı konusundaki fikirlerim öncelikle şunlardir;
1. Aşiri Keywords ve Desc Title Yoğunlugu( Spam Kelimeler)
2.Aşiri Backlink kasmak ( Bloglar vs Yorumlar )
3.Ziyaretcinin sitede fazla kalmamasi ( aşiri reklam )

Bunlardan uzak durmamiz gerekiyor ilk öncelikle Filtreye düşmemek ıçin,Bunlari yapip daha sonra hepimiz burada ağliyoruz sitemin adi çikmiyor banlandim sandboxa dustum gibi…

şimdi gelelim nasıl kurtulacagim nasıl eski haline gelicek hitlerim sitelerim…

başlamamiz gereken yer tam olarak burasi…
1.Sitemiz’de title keywords desc degisikligi yapmiş isek( 1 hafta için geçerli)
hemen google’dan eski sitemizin cache’sini alip eski title vs hemen degiştiriyoruz…
2.sitemize spam iceren kelime yasakli ***** dosyalar eklediysek kaldiriyoruz…
3.daha sonra aralıklarla orjinal ıçerik(özgün) icerik ekliyoruz (günde 1 kaç kez )
4.son olarak kaliteli hergun guncel olan bir kaç siteden link aliyoruz..
Bu kurtulmanin birinci yöntemiydi…
5.1 ay bekleyip görün bir sonuç yoksa aşşadaki yönetemi deneyin..
gelelip ikinci yöntem….

sitenize Google tamamen ziyaretci gondermeyi kesti kayitli 50 bin index var fakat gunluk 100 kişi anca geliyor diyelim…

bundan kurtulmanin yeni yöntemi ise şudur..
1.public_html klasorunu tamamen siliyoruz…
2.hemen bir wordpress kuruyoruz…
3.Al in Seo Pack ve Sitemap Eklentilerini kuruyoruz…
4.günde 3 , 4 adet içerik eklemeye devam ediyoruz ( özgün )
5.kaliteli iki siteden link aliyoruz…
6.sitemizi Google.com.tr webmaster yönetici araçlarina ekliyoruz..ve sitemap’imizi gönderiyoruz…
7.wordpress sitemap plugininden günlük sitemap oluşturuyoruz..bu robotlara ping gonderir.. ve robotlar aninda sitenize damlar ve degişikligi fark eder…
8.yönetici araçlarindan yeniden degerlendirme istegi isteyiniz..açik olmaya özen gösterin böyle bir hata yaptim fazla kelime kasmişim hatami düzelttim sitemin eski halini almasini istiyorum gibi bir yazi yazabilirsiniz…
9.bunlari yaptiktan sonra en önemlisi beklemek.. 1 ay bekleyeceksiniz.. google’ye hatami anladim özür dilerim diyeceksiniz…
———————————
Bu söylediklerimi yapip sonuç almayacaginiza inanmiyorum..
Google demişki ( herşey sonuç içindir.) Sabir sabir arkadaşlar..
Elimden geldigi kadar bilgilerimi paylaştim teşekkür ederim..

Google görsel aramalarından ziyaretçiler Sitenize gelsin

Kategori: Seo — admin @ 21:16

Google görsel aramalarından ziyaretçiler Sitenize gelsin

Google görsel/grafik aramalarında çıkan sonuçlarda kullanıcı görsele tıkladığında Google’ın frame penceresi ile resmi görüntülüyor. Bu ziyaretçiler Sitenize giriş yapmamış oluyor. Google ve diğer arama motorlarında görsellerde arama yapan bu kullanıcıları Sitenize, o tıkladığı görselin bulunduğu sayfaya direk giriş yapmasını sağlamamız mümkün.

Bunun için aşağıdaki betiği kullanmamız yeterli.

Alıntı:
<script language=’JavaScript’ type=’text/javascript’>
if (top.location != self.location) top.location = self.location;
</script>

Bu yöntemi kullandığınızda farkedeceksiniz, gerçekten hatırı sayılır şekilde Sitenizde dolaşan kişi sayısı artacaktır.
Yukarıdaki yöntemde Google kurallarını ihlal eden hiç bir durum söz konusu değildir, CnnTürk sitesi de bunu suzun zamandır kullanıyordu. Şöyle bir arama yapıp sonuçlara tıklayarak deneyebilirsiniz.

Ayrıca şu meta etiketini Sitenizde kullandığınızda yine blogunuz başka framelerde açılmasını engellemiş olacaksınız, frame içinde açılmak istenen blogunuzdaki herhangi bir sayfa kullanıcıyı direk Sitenize gerçek sayfaya yönlendirecek.

Alıntı:
<meta http-equiv=”window-target” content=”_top” />

Alıntıdır.

Google Matematiği

Kategori: Seo — admin @ 21:16

İşte Google’nin Formülü

Web sitelerinin kaderini KÜÇÜK BİR ALGORITMA elinde tutuyor : İşte Google’nin alt sayfa sıralaması (pagerank) formülü.

Söze birkaç gerçekle başlayalım: İnternet muazzam büyüklükte ve web siteleri, okyanusta bidamladan farksız . Web sitelerinin sayısı birle ikiyle değil, bol sıfırlı rakamlarla ölçülüyor . Böyle bir durumda , tek bir sitenin diğerlerinin arasından sıyrılması , kendini kullanıcıya göstermesi çok kolay değil . Kullanıcı , adresini bilmediği bir web sitesine genelde Google’de arama yaparken , sonuçlar arasından rastlarsa giriyor . İnternetin ve Google’in kuralları hem çok katı hem de Darwin’in kuramını çağrıştırıyor .
Peki, birbirine benzer yüzlerce site gisinin yukarıda hangisinin aşağıda olduğu nasıl belirleniyor ? Bu sorunun yanıtı , Google’in kurucuları Larry Page ve Sergey Brin tarafından “Pagerank” formülü adıyla yanıtnıyor . Bu formülü bilen , anlayan ve kullanan , internete hükmediyor . Doğru dürüst kullyan ise cezasını çekiyor .Peki pagerank nasıl işliyor vbir web sitesi hangi durumda arama lisetelerinin zirvesine yerleşiyor ?

Pagerank: İşte formülün iç yüzü

Pagerank steminin altında çok basit ve dürüst bir yaklaşım yatıyor .
1.Her web sitesi için , o siteye bağlantı veren bir grup başka web sitesi vardır .
2. Bu web sitelerinin de her birinin kendi pagerank değeri vardır .
3. B sayfasından A sayfasına verilen bağlantı , B sayfasının A sayfasına destek oyu sayılır .
4. Ek olarak , A sayfasına oy veren B sayfasının pagerankı da değerlendirmeye katılır . B’nin sıralama değeri ne kadar yüksekse o kadar iyidir.
5. B sayfasında kaç adet bağlantı verildiği de önemlidir . B’deki toplam bağlantıların sayısı ne kadar azsa , bu A’nın pagerank değerine o kadar olumlu katkı yapar .
6. Tüm pagerankların toplamı , webdeki dökümanların toplam sayısına eşittir . Pagerank , bir belgenin tüm internetteki ağırlığı ile ilgilidir .
Unutmayınki pagerank değeri web siteleri için değil , her bir web sayfası için hazırlanıyor . Yani bir web sunucusunda yer alan bir makalenin pagerank değeri , ana sayfanın değerinden yüksek olabilir.

Bunu bir formüle dönüştürdüğümüzde , pagerank şu şekilde görünüyor :

PR(A) = (1-d) + d(PR(T1)/C(T1) + … + PR(Tn)/C(Tn))

Bu da şu şekilde okunabilir : A sayfasının sayfa sıralaması , T1′den Tn’e kadar giden sayfaların sayfa sıralaması değerinin , bu sayfalardaki bağlantı sayısına bölünmesiyle elde edilir.Buna , daha sonraki işlemlerde büyük rol oynayan handikap faktörü ekleniyor .

Pagerank ilkesini biz daha anlaşılır yapmak için , tüm WWW’nin sadece dört sayfadan oluştuğunu farz edelim .Bunlar da , A,B,C,D isimli web siteleri olsun . Hepsinin başlangıçtaki pagerank değeri 1 olsun .

Sayfa sıralaması değerlerinin toplamı , internette yer alan toplam sayfa sayısını , yani 4′ü verecektir .İlk örneğimiz için , B,C,D’den A’ya birer link verilmiş olsun . Bundan başka hiçbir bağlantı bulunmasın .Handikap faktörünü şimdilik hesaba katmıyoruz.

Böylelikle A’nın pagerank değeri 3 ediyor .

Biraz daha karmaşık anlatacak olursak ,

A sayfası B’ye ve C’ye bağlantı veriyor . C ise , A,B, ve D’ye . D’nin tek bağlantısı ise B sayfasına .
Bu durumda A’nın formülü şöyle olacaktır :

PR(A) = 1/1 + 1/3 .

Çünkü B’den gelen bağlantı 1 sayılmıştır . C’de ise üç bağlantı bulunduğundan , ordan gelen bağlantı 0,33 değerindedir .Böylelikle toplam değer 1,33 olur .
B’nin formülü : PR (B) = 1/2 + 1/3 + 1/1 . Yani yaklaşık 1.83 .
C’nin formülü : PR (C) = 1/2 . Yani 0,5′tir .
D’nin formülü : PR (D) = 1/3 . Yani yaklaşık 0,33′tür .

Toplamda yine tüm sayfaların sayısını elde etmemiz gerekiyor : 3,99.

Kayıp olan 0,01 yuvarlamanın sonucu . Ancak bu hesaplamada birşeydaha eksik : O da her bir websitesinin pagerank değerinin formülde her almayışı . Bir kez daha örneğine bakalım . Bu formülde , sayfa sıralamalarını 1 almak yerine , önceki basamakta elde ettiğimiz değerleri kullanırsak ;

PR (B) := 1/2 + 1/3 + 1/1

Yerine

PR (B) = 1,33/2 + 0,5/3 + 0,33/1

Formülünü elde ederiz ve sonuç yaklaşık 1,62 eder. Doğal olarak B’nin sayfa sıralamasının yeniden hesaplanması A,C ve D’nin değerini değiştirecektir . D’nin değeri tekrar hesaplanınca B’nin değeri de yeniden hesaplanmak zorunda kalacaktır .
Bu yüzden , Google pagerank değerlerini tekrar tekrar toplayarak yaklaşık değerleri buluyor .Arama motoru , bir hesaplama döngüsünün sonucunu bir sonraki adımda kullanıyor . Page ile Brin’in açıklamasına göre kaydedilmiş milyarlarca sayfanın pagerankını hesaplamak için döngünün yaklaşık 100 kez tekrarlanması gerekiyor .

Handikap Faktörü : Kullanıcıyı da hesaba katınca

Google’in varsımına göre pagerank , webde dolaşan birinin sırf bağlantıları tıklayarak belirli bir siteye ulaşma olasılığını temsil ediyor . Ama bu kişinin sonsuza dek bağlantı tıklamayacağını düşünürsek , formüle bir faktörün eklenmesi gerekiyor . Bu , sörfçünün bağlantıları izlemekten bıkması olasılığını simule ediyor . Handikap , sayfadaki her bir bağlantı bşaına toplam oy sayısıyla hesaplanıyor . Sergey Brin ile Larry Page bu faktörü 0,85 olarak alıyorlar Bu faktörün Google gerçekliğinde de aşağı yukarı bu civarda olduğu düşünülebilir .
Gerçek pagerank ise yukarıdaki örnektenin tersine , 0 ile 1 arasında bir olasılık değeri olarak belirleniyor . Küçük yüzdelik değerler ise web sayfasının pagerank’inda söz sahibi oluyor . Örneğin 0,01 değerine sahip bir sitede , bağlantıları kazayla ya da rasgele tıklayan bir kullanıcının bu siteye düşme ihtimali % 1 .
Bununla birlikte geriye çözülmemiş bir gizem kalıyor . Eğer pagerank 0 ile 1 arasında bir değer olarak hesaplanıyorsa Google araç çubuğundaki pagerank değeri neden 1 ile 10 arasında değişiyor ? Yanıt : Çünkü Google bu değerleri dönüştürüyor . Bu dönüştürme işleminin ne şekilde gerçekleştiği tam olarak bilinmese de , birçok uzman işlemin lineer değil logaritmik olduğu görüşünde . Bir başka deyişle , araç çubuğunda pagerank değerinin 1′den 2′ye geçişi , 9′dan 10′a geçişinden daha kolay .

Filtre : Pagerank kar etmeyince

Pagerank formülü sayesinde Google interneti büyük bir başarıyla elden geçiriyor. Yine de bu başarının açıklarından faydalananlar var . Web sitesi kullanıcıları bu mekanizmayı çabucak kavrayıp sitelerinin arama motorlarında yükselmesini sağlamaya başladılar . Google bunu engellemek için çeşitli yöntemlere başvuruyor .Bu yüzden de , pagerank , bir sitenin Google arama sonuçlarında alacağı yeri belirleyen faktörlerden sadece biri .
Bununla birlikte , pagerank çoğu zaman paranın yerine geçiyor . “Sen bana pr4 iki bağlantı ver , ben sana pr5 bir bağlatı vereyim” tarzı safça tekliflere rastlanıyor .Halbuki sıradan bir bağlantı değişiminin hiçbir faydası yok . Örneğin bir araba sitesinden köpek bakımı sitesine verilen bağlantı , okura hiçbir katkısı olmadığı için hesaba katılmıyor .

SEO : Arama Motoru Optimizasyonu

İyi bir SEO’nun başlıca ilkesi , “doğru kodları ve mümkünse iyi ve benzersiz içeriği sağlamak” . Bu kurala uyan kişinin web sitesi aramalarda ilk sıraya yerleşiyor .
“Doğru kod ” ifadesiyle kastettiğimiz , bir sayfanın HTML kodundaki iki özelliğe denk düşüyor . Her şeyden önce , sayfa kodunun sözdiziminde herhangi bir hata olmamalı ve ikinci olarak da , sadece mevcut HTML unsurları kullanılmalı . Google için özellikle de <title> ve <p> ile <h1>’DEN <H6>’ya giden etiketler önem taşıyor . <title> etiketinde belgenin kısa bir tanımı yer alıken , <p> etiketleri paragrafları düzenliyor .
Daha iyi arama sonuçlarının bir diğer koşulu da sabır . Diğer web siteleri sitenize yavaş yavaş bağlantı verdikçe , sitenizin popülerliği ve dolayısıyla da pagerankı yükseliyor .
İnce Ayar : Web sitesi için bağlantı hazırlama
Herkes bu sabra sahip değil elbette . Bunun için de çeşitli yollar var . Örneğin forumlarda ve bloglarda kendi sitenize giden bağlantılar verebilirsiniz . Ancak forum kullanıcıları bu tür kendini pazarlama girişimlerine hiç te hoş bakmıyor . Böyle bağlantılar , sadece forum okurlarına gerçekten hitap eden bilgiler veriyorsa işe yarıyor .
Daha iyi arama sonuçlarına giden bir başka yol ise neredeyse tamamen tıkalı . Blog yorumlarında tüm bağlantılara otomatik olarak “rel-follow” parametresi eşlik ediyor .Bu yüzden de Google bu bağlantıları takip etmiyor ve pagerankınız için verilmiş bir oy olarak sayılmıyor .

Bağlantı takibi : Her tıklama başına para

Eğer arama devi Google , kullanım desenini değerlendirmese aptallık ederdi . Çünkü tıklamaları takip ederek kullanıcıların hangi arama sonuçlarından memnun kaldığını belirlemek ve sıralamayı buna göre yapmak mümkün .
Bu değerlerin Google için önemi şu ; Kimsenin bu durumu değiştirememesi .Bu durumun tek istisnası , zirve yarışında kendine bir sürü bağlantı vermek , bir yandan da iyi seçilmiş başlıklar ve sayfa tanımları kullanmak .

Kara şapkalı SEO : Google’ı oyuna getirenler

Her sistemin her programın bir zayıf noktası vardır ve Google de bundan nasibini alıyor .Arama motorları kullanıcıları web sitelerine gönderdiği, birtakım kötü niyetliler de arama sonuçlarını etkilemeye çalışıyor. Böylelikle , spamcilerle arama motoru kullanıcıları arasında bir mücadele başlıyor . Gruplardan biri manipülasyonla kısa yoldanköeyi dönmek isterken , diğeri ise temiz ve reklamsız sonuçlar istiyor .
Kara şakpalı SEO yöntemi , bu iş için Google’ın açıkarından faydalanıyor . Şu an spam için kullanılan yöntemleri içerik spami ve bağlantı spam’i olmak üzere ikiye ayırmak mümkün . İkisi de internette dolaşanları Google’da ilk sıralarda görüntülenen sonuçlarla belirli sitelere çekmek amacı güdüyor . Bu web sitelerinde sunulanların çoğu anlamlı göründüğünden , kullanıcı bağlantılara tıklıyor ve bu da spamcinin cebine para girmesini sağlıyor .
İçerik spaminin biok alt türü var . En basiti , sayfanın alt kısmını arama motorunun kaydedebileceği sözcüklerle doldurmak . Ancak bu yöntem eskiden olduğu kadar da işe yarar değil , zira arama motorları artık bir anahtar sözcüğün metinde kaç kez tekrarlandığına bakıyor . Google ve benzerleri , “Keyword Stuffing” (Anahtar sözcük kullanma) adlı bu yöntemden artık etkilenmiyor .Bunun için , metindeki sözcükleri birbiriyle olan ilişkilerine göre yerleşitrmek gerekiyor . Belirli bir eşiğin altındaki metinler doğrudan yığın posta olarak tanımlanabiliyor .
Google’yi kandırmak için kullanılan diğer bir yöntem ise gizli metin .Spamciler genelde beyaz arka yazı üzerine beyaz yazı yazıyor . HTML ya da CSS’te bunu yapmak hiç te sorun değil . Siteyi ziyarete gelen kişi aradığını bulamıyor , zira arama motoru sitedeki yüzlerce , hatta binlerce kelimeyi kaydetmiş oluyor . Bununla birlikte , arama motorları gizli metinlere karşı da donanımlı . Google’nin SEO konusunda gayrı resmi sözcüsü olan Matt Cutts’un blogunda , beyaz arka plan üzerine gri renk yazı yazarak hiçbiryere gelinemeyeceğini belirtmiş .
Bazı sitelerin içeriğinin aşırıldığı , yani izinsizce çalınıp kopyalandığı durumlar da var . Google , Adsense’den para kazanmak için kullanılan bu yönteme karşı da donanımlı .

Bağlantı Spami : Blogları çöplüğe çeviriyor

Blog ve forum kullanıcılarının kötü amaçlı bağlantı spaminden korunması gerekiyor . Kendi kurdukları bağlantı çiftlikleri artık çalışmadığı için , spamciler artık farklı yollara başvuruyor . Artık blogları , forumları ve web sitelerini bağlantı listeleriyle dolduruyorlar . Google’ın dört bir yanı çöple dolu olan sitelerle mücadeleye girişmesi de onların gözünü korkutmuyor . Zira çöplerini doldurabilecekleri sayısız alternatif bulabiliyorlar .
Bunun tek panzehiri , Google’ın yorumlarığı etiketler arasındaki “nofollow” özniteliği . Google bu şekilde işaretlenmiş sitelerin izini sürmüyor . Blog yazılımı “Wordpress” ‘te bu özellik varsayılan olarak ayarlı . Bu spami önlemese de etkisini artırıyor . Spamciler ise oralı bile olmuyor . Nofollow etiketi olmayan blogları hef alıyorlar . Blogcular ise kendi yazdıkları ıanti spam rutinleriyle ya da Akismet gibi hizmetlerle bu saldırılara karşı koyuyor.

Gizleme : Spamcilerin yeni gözdesi

Arama motoru spamcilerinin başvurduğu yeni bir teknik ise “gizlenme” (cloak) adını taşıyor .Böylece web sitesinin esas yüzü gizleniyor . Arama motoru , siteyi okurlara farklı bir içeriğe sahip gibi tanıtıyor . Web sitelerini arama işini üstlenen “Google bot”u tespit ediliyor ve gizlenen kişi , IP adresinden de bu botu tanıyabiliyor .
Gizlenen site sadece Goog Bot’u tanıyor ve ona , arama motoruna iletmesi için gizli bir içerik sağlıyor . Okur siteye ulaştığında ise buranın aslında arama sorgusuyla hiç te alakalı olmadığını görüyor .
Site yönlendirme de bu şekilde işliyor . Sayfanın yüklenişinin ard , Meta etiketi ya da JavaScrip aracılığıyla , ziyaçi bir başka siteye yönlendiriliyor . JavaScrip’i yorumlayamayan Google Bot’u , sadece başlangıç sayfasına takılıyor .
Kamuoyu bu yöntemn , 2005 Şubat’ında BMW sitesi Google’ın dizininden çıkarıldığında haberdar oldu . (http://www.mattcutts.co/blog/ramping…tional-webspam) . Araba üreticisi JavaScript ile yönlendirmeye başvurmuştu ve Google bota arama sözcükleriyle dolu bir metin sayfasını , kullanıcıya ise araba resimleri gösteriyordu.

Hangi Kelimelere Yoğunlaşmalıyım Diyenler

Kategori: Seo — admin @ 21:15

Birçok site sahibi yeni siteler kurmak ister, hangi içerikte bir site açacağını bilemez ama bol hitli bir site olsun ister

Veya belli konular üzerine yoğunlaşmış site sahibi o konu hakkında çok aranan kelimeleri bilemeyebilir. Bu tarz durumlar için yapabileceğimiz bir şeyden bahsedeceğim.

Şu an çoğu sayaç sitesinin site istatistikleri herkes tarafından görülebilir durumda. Biz buradan faydalanacağız.

Örneğin; Türkçe içerikli hangi konuda site açsam diyenler şu tarz arama sonuçlarına bakabilir:

site:sayacturka.gen.tr “Sayaç TURKA - Türkiye’nin En Kapsamlı Sayacı”
site:sayyac.com “Statistics - Sayyac.com”

2 Türk sayacından indexlerin bulunduğu sonuçları verdim. Sitelerin hitlerine bakarak yoğunlaşabileceğiniz kelimeleri bulabilir, ufkunuz genişleyebilir veya da o sitenin seosuna hayran kalabilirsiniz Sonuçta zor bir şey olmasa gerek, her sayfaya birkaç saniye bakıp çıkabilirsiniz.

Örneğin ingilizce içerikli bir site açmak istiyorsanız yabancı sayaçlardaki sonuçlara bakabilirsiniz:
site:extremetracking.com inurlpen?login=

Çok genel arama sonuçları verdim. Bunlarda her türlü sitenin istatistiği karşınıza çıkacaktır. Belirli konularda bakmak isterseniz yapmanız gereken aramaya kelime eklemek olacaktır Örneğin:
site:extremetracking.com inurlpen?login= mobile game

Sonuç olarak ne tarz bir site açmalıyım diyerek sınırlı sayıda site dolaşarak tek tek istatistiğine bakacağınıza bu tarz şeyler deneyebilirsiniz. Sizin hayal gücünüze kalmış.

Başka Ne Kısımlar İşime Yarayabilir?
Örneğin; site hitinin bol olduğunu gördüğünüz bir sayaçta en çok ziyaret edilmiş sayfalara bakabilirsiniz.

Bu yazıyı bazı arkadaşlarımıza faydalı olabileceği için yazdım. Profesyonel bir yazı veya da zor bir düşünce değil. Yazma fikrini bu adresteki yazıdan çıkardım. Hepinize Kolay Gelsin…

İçerik ekleme stratejisi

Kategori: Seo — admin @ 21:15

Merhabalar,
deneyip olumlu sonuç aldığım bir yöntemi sizlerle paylaşmak istedim. Örneklendirerek anlatıyorum , umarım anlaşılır.

Makale sitesi açacağımızı ve 100 adet içeriğin elimizde hazır olduğunu varsayalım.

Başarılı olamadığım yöntem :
100 içeriğimin 10 tanesini ilk gün attım. İndexlendikten sonra da her gün aksatmadan 1 yada 2 içerik ekledim. yani kalan 90 içeriği 2 ay gibi bir sürede erittim. Yani 2 aydan fazla bir zaman zarfında güncel kaldı. Ama diğer yönteme göre başarısız sonuç aldım.

Başarılı olduğum yöntem :
Siftahi 20 içerikle yaptım. İndexlendikten sonrada günde 10′ar 10′ar içerik ekledim. 10 gün bile güncel tutmadım nerede ise. Ama sonuç ilk yönteme göre daha başarılı oldu.

Yani içeriğinizi kısa sürede eritirseniz daha başarılı oluyorsunuz.Ne kadar kalıcı bilemem ama 3 4 ay oldu , diğer siteden daha iyi durumda. Başta yaptığım hatayı ( tüm sitelerim için 1. yöntemi kullanmayı ) yapmaktan vazgeçtikten sonraki yeni açtığım sitelerde de başarı elde ettim. Her yöntem gibi bununda garantisi bulunmamaktadır fakat ben olumlu sonuçlar aldıktan sonra paylaşma gereği duydum. Umarım işinize yarar.

Kolay gelsin , bol hitli günler.

« Eski YazılarYeni Yazılar »

WordPress üzerine kurulmuştur.